askere gittik gelicez etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
askere gittik gelicez etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Temmuz 2009 Pazartesi

Kaş





Merhaba sevgili okuyucu;

Neredeyse iki aydır yazmıyormuşum. Bu hem biraz isteksizlikten, hem yazacak birşeyler olmamasından. Sıcaklarla beraber sanki hayat insanın üstüne daha da çok geliyor gibi. Ne fotoğrafa, ne flüte, ne akademik çalışmalarıma enerjim yok esasında. Öylece sonbaharı bekliyorum demek daha doğru.

Uğur askerden gelince biraz renklendi hayatım. Tatile bile gittik işe başlamadan önce. Tabi ki Kaş'tı ulaşmaya çalıştığımız nokta. Ve dimdirek gittik, orda burda zaman kaybetmeden. Ne yazık ki elimde çok fazla fotoğraf yok. Birkaç tanesini koyuyorum o kadar. Ama size şunu söyleyeyim, ben Haziran tatilini çok sevdim. Sıcaklar artmamış, nem seviyesi yükselmemiş, sahillerde çocukalrına avaz avaz bağıran anneler daha gelmemiş, çığlıklar atarak kaçan çocuklar da henüz okuldalar. Çok muhteşemdi Haziran ayı. Keşke her sene Haziran'da tatil yapabilsem.

Kafamda pek bir şey yok yazacak. Bir kaç fotoğrafı paylaşıp kaçıyorum. 

5 Mayıs 2009 Salı

11

Şükürler olsun ki sadece 11 gün kaldı:) Hatta bugün sayılmaz bile:)

13 Nisan 2009 Pazartesi

32

32- Isparta
31- Hatay
30- Hakkari

Az kaldı, 3lü sayılar da bitecek yakında:)

Bütün trafik kodlarını ezberledik nerdeyse.

11 Mart 2009 Çarşamba

16 Mayıs

Evet sevgili okuyucu;

heyecanla bekliyorum. 

66 gün kaldı. 

Gel artık diye çığlıklar atmak üzereyim. 

Daha fazla özlemeye dayanamayacakmışım gibi hissediyorum.

Pffff.

24 Ocak 2009 Cumartesi

Yemin Töreni






Geçen ay Uğu'un yemin töreni için İskenderun'daydım. İşte size birkaç kare ordan. 
Ne yazık ki ne İskenderun'u, ne de Hatay'ı doğru dürüst gezemedik. Zamanımız çok kısıtlıydı zira. Yalnız Hatay'da Harbiye'ye gittik. Ama nasıl kebaplar yapıyorlar anlatamam. Keşke daha uzun süre kalıp gezme fırsatımız olsaydı. Hatay'a gerçek bir gezi düzenlemek farz oldu artık. Bir de söylemeden geçemeyeceğim, Hatay'da minibüsten inerken öyle bir düştüm ki elim hala acıyor, omzum günlerce ağrıdı ve kafam şişti. 
Hatay'da pek otobüs göremedim, herkes minibüsle sağlıyor ulaşımını. Havaalanına ulaşmak çok zor bence.  Otostop çekmek zorunda kalıyorsunuz ya da eğer cesursanız 5 km yürürsünüz bilemeyeceğim. Hatay'dan Havaş kalkıyormuş ama biz bulamadık. 
Hatay'la ilgili ilk izlenimim gerçekten de rüya gibi bir şehrin mahvedildiği yönünde. DAha çok büyükçe bir kasaba gibi. Çok pis görünüyordu. Ama dediğim gibi çok fazla gezemedim, peşin hükümlü olmak istemiyorum.
Sokaklarda herkes Türkçe ve Arapça'yı rahatlıkla konuşuyor. Esasında enteresan geliyor insana etnik zenginlik. 
Yani kısaca Hatay'a tekrar gitmek şart. Uğur dön de artık gidelim bence:)

20 Aralık 2008 Cumartesi

Adana

Adana'ya gidecekmiş sevgilim acemilikten sonra, hiç görmediği yerleri görüyour:) Bu akşam saat 8'e doğru konuştum, uyuyacağım birazdan dedi, daha saat 8 dedim, burda 9'da yatılıyor sezencim, 5'te kalkıyoruz dedi.kıyamadım, üzüldüm.Dönsün 12'ye kadar uyumasına izin vereceğim:)

17 Aralık 2008 Çarşamba

Gene eskerlik

Buraya yazdığım zırıltıları Uğur'un okumasını istemiyorum esasında, üzülecek diye. Şimdi okuyamıyor ama acemilik bitince okursa da üzülecek. Ama sesini duyamamak ne kadar yoruyor beni...Enteresanmış gerçekten de bu olay, zaman hiç geçmiyor, b,r taraftan geçmemesi iyi tabii, yetiştirmek zorunda olduğum bir tezim var, ama düşünüyorum da Uğur yanımda olsaydı tezimi Mayıs'ta da versem hiç şu kadarcık umrumda olmazdı. Şimdi ise tezime odaklanmalıyım diye düşünüp düşünüp kendimi bir anda fotoğraflarımıza bakarken buluyorum.
Offff bilmiyorum, sanırım bu aralar bu yazılar birazcık beklemek ve askerlikle ilgili olacak, kusura bakmayın. İçimden zaten bişi yapmak gelmiyor.

15 Aralık 2008 Pazartesi

Hiç kimse bana bu kadar zor olacağını söylememişti, hiç kimse telefonu cevaplayamadım diye ağlayacağımdan bahsetmemişti...

14 Aralık 2008 Pazar

Asker Yolu Beklerim

Sevgili okur;
Aylardır yazmıyorum ama birşey yapmıyorum sanma. Yapıyorum da zamanım yetişmiyordu yazmaya. Artık bolca zamanım var. Sevgilimi askere yolladım, ona söylemedim ama ağladım gene de, halbuki söz vermiştim. Mayıs'ta dönecek ama bana mayıs gelmeyecekmiş gibi geliyor. Sonuç olarak asker yolu bekliyorum. Şafak henüz çok, zira bugün gitti. Eminim daha teslim bile olamamıştır birliğe, sıra falan bekliyordur. Keşke beni bir kere daha arasa. Sabah yetiştim diye aramıştı, bir daha arasa. Meğer bir insanın sesini istediğin an duyabilmek ne büyük bir özgürlükmüş.
Okur bu işler çok zormuş, Allah kimsenin başına vermesin. Umarım herkesin askeri sağlıcakla gidip gelir bir an önce. Yatalım kalkalım gelsinler.